
Son zamanlarda yoğunluktan raporlar hakkında görüşlerimi derlediğim bu günlüğü oldukça ihmal ettim. Oysa Türkiye'de heyecan verici gelişmeler yaşanıyor KSS açısından.
Özellikle bankacılık sektöründeki gelişmelerin hızına ben bile hayret ediyorum. TSKB'nin ve Akbank'ın Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayınlamasının ardından ciddi bir hareketlilik var. TSKB geçen hafta, IFC'nin beş yıldır verdiği "Doğu Avrupa'nın en Sürdürülebilir Bankası" ödülünü aldı. Türk bankacılık sektörü için gerçekten çok kısa zamanda büyük bir gelişme bu.
Küresel finansal krizi izleyen şu birkaç yıldır, bankacılık sektörü, neredeyse sürdürülebilir ekonominin odak noktası haline geldi. Bu görüş pek de haksız sayılmaz. Bundan böyle, bankaların etik değerleri ve sorumluluk performansları çok daha fazla dikkat çekecek ve bu kurumlardan beklentiler her geçen gün daha da artacak.
Bankaların 'risk öngörme' yöntemleri ve bu süreçleri nasıl yönettikleri artık kapalı kapılar ardında kalacak bilgiler olmaktan çıktı. Çünkü günümüzde potansiyel risk unsurları da yerlerini yeni ve çok daha yönetilmesi zor konularla yer değiştirdi. Yani bankalar için risk yönetimi konusunun alt başlıkları çok daha ağır artık. Çevresel ve sosyal akımlar, özellikle iklim değişikliği, su kaynaklarının korunması, finansal katılım ve kaynakların devamlılığını sağlamak gibi konular bankalar için de kaçınılmaz olarak gündemin ilk maddeleri arasında yer almaya başladı. Uzun vadeli kaynakların korunması ve finansal kriz dışında bir takım küresel gerçekler nedeniyle bankaların sorumluluk alanları hakkında şeffaf bir tavır sergilemeleri bundan böyle en önemli beklentiler arasında olacak.
Her geçen gün bankalardan şeffaflık, sürdürülebilirlik ve sorumlulukla ilgili beklentiler artıyor. Bankalardan bu konularda müşterileri ve yatırımcıları dahil olmak üzere tüm paydaşlarının kaygılarını önemsedikleri, bu konularda performans göstermek üzere çaba harcadıkları ve paydaşlarının beklentilerini karşılamaya yönelik çalışmalar yaptıkları konusunda tatmin edici yanıtlar vermeleri bekleniyor.
Son finansal krizden hepimizin alması gereken dersler olduğu uzun zamandır konuşuluyor. Bu derslerden belki de en önemlisi, bankacılık sektörünün karmaşık ve istikrarlı bir ekonomiyi yapılandırmak ve gelişimini desteklemek konusunda önemli bir rol üstlendiklerini toplumun her kesiminin kavramasıdır. Sürdürülebilirliği geniş anlamıyla ele aldığımızda, bankalar sosyal ve ekolojik sürdürülebilirlik üzerinde pozitif ya da negatif etki yaratabilecek ticari ve sanayi faaliyetlere finans ve garanti sağladıkları için, kaleyi koruyarak krizlerin yaşanmaması için güvenlik görevi üstlenmektedir.
Ayrıca bankaların müşterilerinin kısa ve uzun vadeli finansal güvenlikleriyle de ilgili önemli sorumlulukları olduğu bir gerçek. Kısacası, bir bankanın finansal ve finans dışı etkilerinin yakından izlenmesi bundan sonra kaçınılmaz.
Bu nedenle KSS/Sürdürülebilirlik Raporu yayınlayan Türk bankalarının, özellikle yerel bankalardan başlaması ülkemiz adında oldukça heyecan verici bir yaklaşım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder